|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
DOSYALAR

Alkolün sonu acil servis

25 Aralık 2006 / BÜLENT CEYHAN - İBRAHIM DOĞAN
Aksiyon, gençlerin özendirildiği 'alkol dünyası'ndan bazı kesitleri yansıtmak için Taksim'de 'acil servis' nöbeti tuttu. İşte doktorların anlattıkları...
Saatler gece yarısını gösterirken, Beyoğlu'nun ara sokakları ve İstiklal Caddesi hâlâ kalabalık… 'Gece hayatı' için saat belki erken; ama Moskova'daki gibi belediyeye ait bir sarhoş toplama aracı gelse, taşınacak müşteri sayısı hayli fazla… Duvarları kesif sigara dumanıyla grileşen rock barlardan birinde elinde bira bardağı, gitarının perdesine sıkıştırdığı sigarasıyla şarkı söyleyen genç solist, kapalı gözlerini aralıyor. Üniversite öğrencilerinin oturduğu karşı masadan, istek parçasının adı yükseliyor. 18 yaşını henüz aşmış bu topluluğun tek 'olgun' üyesi 32 yaşındaki bir öğretim görevlisi. Aralarından birinin doğum günü için bir araya gelmişler. Kesilen pastanın ardından masa bira ve şarapla donatılıyor. Kelimeleri boğan gürültülü müziğe tempo tutan kız öğrenciler, erkeklerle yarışırcasına yudumluyor bardaklarını.

Dakikalar ilerledikçe gözler yavaş yavaş kayıyor ve içlerinden Buket K.nın başı masaya düşüyor. Bir anda hareketlenen grup, apar topar Taksim İlkyardım Hastanesi'nin yolunu tutuyor. 18 yaşındaki Buket'in alkol komasına girdiği anlaşılıyor Acil Servis'te. Doktorlar serum verip müşahede altına alıyor genç öğrenciyi. Kapıda bekleyen arkadaşları, yanlarındaki öğretim görevlisi Emine Hanım'la gecenin 'değerlendirmesini' yapıyor. Erkek öğrencilerden birisi "Hocam bu bizi kesmedi. Gidip parkta içmeye devam edelim." diyor umursamaz bir tavırla. Emine Hanım'ın gülümsemesini, Acil Servis'ten elinde telefon koşarak çıkan bir başka öğrencinin sözü kesiyor: "Hocam babası arıyor. Napalım?" Emine Hanım, "Kesinlikle açmayın telefonu." diye cevap veriyor. Israrla çalan telefondan babasının hayli endişeli olduğu anlaşılıyor. Cep telefonuyla çağrılan kızın bir başka yakını, babasına telefonda "Önemli bir şey yok. Alkolü biraz fazla kaçırmış. Az sonra çıkacağız" diye kısa bir açıklama yapıyor.

ACİL SERVİS FAKÜLTE KORİDORLARI GİBİ

Tüm bunlar yaşanırken 19 yaşında bir genç daha getiriliyor Taksim Acil'e. Uluç G. de öğrenci arkadaşlarıyla biraz eğlenelim derken alkolü fazla kaçıranlardan. Alelacele sedye ile acil servise taşınıyor Uluç. Okuldan arkadaşlarıyla eğlenmek için geldiği Beyoğlu'nda alkol komasına girmiş. Bira ve rakıyı fazla kaçırmış. Uluç, durum tespiti için sedyede oturtulmaya çalışılıyor. Dudaklar birbiriyle uyumsuz ve sarkık, eller anlamsız hareketler çiziyor, çaresiz vücut hiçbir şeye tepki vermiyor. Acil servis koridorunu bira kokusu kaplıyor. Serum ve bir buçuk saatlik müşahede sonucunda hastaneden ayrılabilecek hale geliyor genç öğrenci.

Aynı dakikalarda üçüncü koma vakası geldiğinde hemşirenin acı feveranı duyuluyor koridorlarda: "Allah'ım ne yapacağız bunlarla!..." Gecenin ilerleyen saatlerinde taksiden inen bir başka genç, arka koltukta uzanmış kız arkadaşını kucaklayarak koşturuyor sedyelerin gelmesini beklemeksizin. Sarhoş olduktan sonra bar çıkışında merdivenden düşen Nurşen A.nın (26) yüzü kandan görünmüyor. Doktorlar burnunun kırıldığını söylüyor. Alkolün etkisiyle ağrı hissetmeyen Nurşen, yüzündekini basit bir sıyrık sanıyor.

Alkol yüzünden gelen hastaların ardı arkası kesilmiyor; üniversitelilerin yoğunluğu sebebiyle zaman zaman kafeyi andırıyor acil servis. Gecenin üçünde gelen 24-25 yaşlarındaki Levent de alkol komasından arkadaşları tarafından hastaneye yetiştirilenlerden… İkisi kız, biri erkek arkadaşının anlattığına göre Levent, sadece birkaç bira yüzünden komaya girmiş. Erkek arkadaşı Sercan, yanındaki kızlara övüne övüne bir defasında çok içtiğini; ama sarhoş olmadığını anlatıyor: "Geçen yıl bir şişe votka, bir şişe rakı, bir kasadan fazla bira içmiştim. Silivri Devlet Hastanesi'ne kaldırıldım. Doktorlar yarım saat daha geç gelmem durumunda mezarlığa gönderileceğimi söylemişti. Levent de alışır bu duruma."

HAFIZA TAHRİBİ, KOMA VE ÖLÜM…

Hastanenin önünde bu defa kazazedeler beliriyor. Ambulansla gelen orta yaşlı kadına çarpan şoförün alkollü olduğu anlatılıyor. Polis eşliğinde Adli Tıp'a götürülen şahıs, alkol testi yapıldıktan sonra gözaltına alınıyor. Kurallara uymasına rağmen alkollü şoförün 'şerrinden' kurtulamayan kazazede kadının bilincinin açılması bekleniyor. Tedavi sürerken bu kez 6 kişilik bir başka grup, "Acil hasta var" deyip içeri dalıyor. Giyim ve konuşmalarından 'punkçı' oldukları anlaşılıyor. İçki masasında başlayan eğlencede kendini kaybeden gençlerden biri, kız arkadaşını burnundan yaralamış.

Doktorlar, dayanılmaz ağrıları kesmenin telaşını yaşıyor. Her ne kadar hastanede ilk etapta sağlık karnesi sorulmasa da onlar "Meclis karnesi geçiyor mu? Daha sonra getirsek olur mu?" diye soruyor. Bir milletvekilinin kızı mı, yoksa TBMM'de çalışan birinin çocuğu mu sorusunun cevabı netleşmiyor. 20'li yaşlarındaki 'punkçı' kızın arkadaşları, nedense neşelerini yitirmiyor Acil Servis kapısında. Kızı darp eden genç ise 50 metre uzakta pişmanlıktan olacak, bağırmayla karışık ağlayışını sürdürüyor.

Biri tedavi edilmeden yenisi geliyor; sabahın ilk saatlerine kadar manzaralar değişmiyor burada. Nasıl ki İstanbul Türkiye'nin kalbi ise 'eğlence' de Beyoğlu'ndan soruluyor. Kimi geceler alkolün su gibi aktığı bu küçük alan, 1.500 kadar eğlence mekânını barındırıyor. Sınırı aşanlar ya alkol komasına giriyor ya da bir trafik kazasına karışıyor. Alkol bağlantılı başvurulara en fazla rastlanan Taksim İlkyardım Hastanesi, 'son durak' oluyor. Hastane doktorlarının verdiği bilgiye göre cuma ve cumartesi geceleri acil servise gelenlerin yüzde 50'si alkollü. Konser ve yılbaşı gibi özel gecelerde bu rakam yüzde 70'lere tırmanıyor. İstatistiklere göre cuma geceleri hastaneye gelenler çoğunlukla üniversite öğrencisi, cumartesi günleri ise her kesimden insan görülebiliyor. Pazar geceleri bir sonraki gün öğrencilerin okullarına döneceği, çalışanların işlerine başlayacağı gün olması nedeniyle epey sakin geçiyor. Hafta içi de aşağı yukarı aynı.

Alkolün son aşaması olan koma, bir nevi zehirlenme. Kandaki alkol miktarı arttıkça sinir sistemi etkileniyor, bilinç zayıflıyor. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acilden Sorumlu Başhekim Yardımcısı Gülgün Giritli, alkol içildikçe kişinin beceri ve dikkatinin azaldığını ifade ediyor. Buna bağlı intihar eğilimi artıyor, düşünme ve karar verme yeteneği zayıflıyor, dikkat ve refleksler yavaşlıyor, hareketler denetimden çıkıyor. Alkol miktarı daha da yükselirse beyin hücrelerinin bozulmasına bağlı hafıza kusurları oluşuyor. Nihayetinde koma ve ölüm geliyor. Koma sınırı, kişiden kişiye değişiyor. Kimisi 200 promil alkolle komaya girerken uzun yıllar alkol alan biri 400 promilde komaya girmeyebiliyor. 300-500 promil yoğun bakım, 500'den sonrası 'ölüm eşiği' kabul ediliyor.

DOKTORLAR BULMACA ÇÖZÜYOR!

Trafik kazası ya da alkol koması teşhisiyle hastaneye başvuranların tedavisi de bilinç bulanıklığından dolayı zorlaşıyor. Sebebi, doktorlara yön gösteren ağrıyı hissetmemeleri. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Vekili Uzman Doktor Cengiz Yumru, alkol komasına girildiği esnada yanında kimse bulunmayan hastanın alkol alıp almadığı, uyuşturucu kullanıp kullanmadığının fark edilemediğini söylüyor. Bu da tedavide nasıl bir yol izleneceğini zorlaştıran sebepler arasında. Bu yüzden hastanede 24 saat boyunca görev yapan beyin cerrahisi, ortopedi, anestezi ya da dâhiliyeden doktorlar hemen acile çağrılıp tedavi süreci belirleniyor. Sorunları tek branşın çözmesinin mümkün olmadığını söyleyen hastane doktorlarından Aytaç Akbaş, durumu bulmacaya benzetiyor: "Çözmek zorunda olduğumuz sorular var. Her hastanın sorununu tek branşın çözmesi mümkün değil. Kombine bir şekilde bunların altından kalkabiliyoruz." Vücuttan alkolü atmak için şeker yükseltiliyor, idrar sökücülerle kanın daha hızlı temizlenmesi hedefleniyor. Bu tedavilerden herhangi biri uygulanmazsa saatte 15 promil alkol düşüyor. Örneğin üç bira içip 80 promil alkol alan birisinin alkol miktarının 50 promil seviyesine düşmesi için iki saat beklemesi gerekiyor.

TRAFİKTE '50 PROMİL' SINIRI YANLIŞ

Yedi yıl acil serviste çalışan, halen hastanenin beyin cerrahi bölümünde görev yapan Aytaç Akbaş, geçtiğimiz günlerde bir lise öğrencisinin önce üç, ertesi gün beş tane extacy hap alarak hastaneye başvurduğunu anlatıyor. Akbaş, uyuşturucu maddenin çoğunlukla alkolle beraber alındığını kaydediyor. Gençlerin alkolle birlikte uyuşturucu aldığına dikkat çeken Akbaş, orta yaş grubunun "alkole bağlı düşme veya kafa travması", ileri yaştakilerin ise daha çok "alkolden dolayı darba bağlı koma" yüzünden hastaneye başvurduğunu anlatıyor.

Rusya'da geceleri alkolik toplama araçları bulunuyor. İngiltere'de alkol koması yaşı 6'ya kadar düşmüş durumda. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de de 13 yaşında bir çocuk alkol komasından dolayı hastaneye kaldırılmıştı. Cuma ve cumartesi geceleri yüzbinlerce kişinin akın ettiği Beyoğlu'nda 17'nin üzerinde her yaştan alkol kullanana rastlanıyor.

Komaya sokan alkolün bir diğer sonucu da trafik kazaları. Dikkatsizlik, alkol ve hızlı araç kullanmaktan kaynaklanan üç temel sebebi bulunuyor kazaların. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bölüm Başkanı Profesör Hamit Hancı, yapılan bir araştırmaya göre trafik kazalarının at başı giden bu üç sebebi arasında ilk sırada alkolün olduğunu belirtiyor. Trafik Kanunu'na göre 50 promil alkollü sürücü cezalı duruma düşüyor. Ancak Prof. Hamit Hancı, çok düşük alkol oranının bile zararlı olduğunu belirtiyor: "Bir iki bira refleksleri hızlandırıyor. Trafikte kaza riskini artırıyor. Çok içtiği zamansa refleksler yavaşlıyor ve dikkat dağılıyor. Yine kaza riski artıyor. Sıfır promil olması gerekir. Az alkolün de çok alkolün de etkisi var. Kişi farkında olmaz bunun." Kimi ülkelerde sürücünün sıfır alkollü olması istenirken kimilerinde 100 promile kadar müsaade ediliyor.

Meyhane ya da barlara gidecek kadar parası olmayan alkolikler, Taksim'in belli noktalarında satılan ispirtolarla sarhoş oluyor. Mavi ispirto hemen zehirlediği ve ölümlere sebebiyet verdiği için kullanılmıyor. Tercih edilen, şeffaf ispirto. 70'lik rakıdan tek farkı, içerisinde yüzde 96 oranında metil alkol olması. Üstelik rakı 24 YTL iken ispirto sadece 4 YTL! İnşaatlarda, boyacılıkta, gazlı ocaklarda, tuvalet temizliğinde kullanılan ispirto, içilmesin diye mavi boya ile karıştırılıp satılıyor. Ancak meraklıları bu mavi boyayı ayrıştıracak yöntemleri bulmuş. Kayıtlara göre metil alkol aldığı için ölenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar.

GENÇLİK BATAKLIĞA SÜRÜKLENİYOR

İstanbul'un eğlence mekânı Taksim'deki 'acil servis' nöbetleri ve civardaki birkaç günlük gözlemlerimizde, 'alkolzede'lerin çoğunun genç olmasının şokunu yaşadık. Üç kuruşluk menfaat için Türk gençliğini bu zehir bataklığına sürmek isteyenlerin de ne kadar acımasız olduğunu… Keşke gençler alkole başlamadan önce bizim şahit olduklarımızı görseler diye hayıflandık sürekli... Aslında bizim şahit olduklarımız, 'alkollü hayat'ın sadece bir kesiti, belki de ilk durağıydı aslında. Alkol yüzünden çoğunlukla mezarda 'erken' biten hayatlar, ölüme gitmeden önce yakın çevrelerine de dünyayı zindan ediyor. Artık toplumsal bir hastalık haline gelen 'alkolizm' anaforu, her geçen gün daha tehlikeli oluyor; bu zehirli ahtapot, toplumu felç etmek için her fırsatı değerlendiriyor.


ALKOL, KÖTÜLÜKLERİN ANASI DEĞİLMİŞ!

Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği (BEYDER) Başkanı Kadir Albaş, Türkiye'de alkol tüketiminin azaldığını ileri sürüyor. Sadece Beyoğlu'nda 1500 civarında alkollü eğlence mekânının faaliyet gösterdiğini anımsatan Albaş, bilinenin aksine alkolün aslında "kötülüğü önleyen bir şey" olduğunu öne sürüyor. Alkolün kötü sonuçların sebebi değil, sonucu olduğunu savunan Kadir Albaş, kafe-barların sosyalleşme adına önemli bir boşluğu doldurduğuna inanıyor. Daha önce gazino, pavyon gibi ağır ortamların daha marjinal olduğunu, buralara bunalımlı kişiliklerin takıldığını, alkol alınma zorunluluğu hissedildiğini; ancak kafe-barlar sayesinde insanların rehabilite edildiğini düşünüyor Albaş: "Çünkü bu mekanlarda isteyen yemeğini yer, isteyen alkolünü alır, isteyen gazete okur ya da müzik dinler. Böylece başka insanlarla tanışma, konuşma imkânı buluyorsun."

ÖZGÜR İRADEYLE İNTİHAR

Alkolik sayısının Avrupa'ya oranla Türkiye'de daha az olduğunu söyleyen BEYDER Başkanı'na göre asıl problem denetim eksikliği. Derneklerine üye işletmelerde sarhoş olanlara içki verilmediğini; ancak birçok mekânda kontrolsüz içki satıldığını söylüyor. Yılbaşında TIR ve kamyonlarla bira getirip sokaklarda satanların olduğuna değinen başkan Kadir Albaş, ideali ve umudu olmayanların sarhoşluğu seçerek gizli gizli intihar edebildiklerini anlatıyor. Albaş'a göre bu, kişinin psikolojik haliyle, kendi özgür iradesiyle seçtiği bir durum. Beyoğlu'nda sapkın partilerin düzenlendiği, alkolle birlikte uyuşturucu servisi yapılan mekânların bulunduğunu doğrulayan Albaş, çözüm olarak özel alanlar kurulmasını ve bu işletmelerin buralarda faaliyet göstermesini öneriyor.

Türkiye'de bir dönem 'alkolsüz bira' adıyla piyasaya sürülen ürünün farklı bir amaçla çıktığını ve reklâmlarının yayımlandığını savunan Kadir Albaş şöyle diyor: "Televizyonlarda alkol reklamı yapılması yasaklanmıştı. Bu yasağı delmek için bu ürünün reklâmı yapıldı. Bu ürünlerden göstermelik olarak dağıttılar. Yoksa hâlâ satılıyor olurdu."


ALKOLLE ADIM ADIM ÖLÜM YOLCULUĞU

20 promil

Sıcaklık hissi, yüzde kızarma, algı yavaşlaması, düşüncede açıklık, kendine güven, atılganlık, konuşkanlık.

50 promil

Algılama yavaşlığı, dikkat bozulması, reflekslerde yavaşlama, kontrol güçlüğü, fazla konuşma, gülme, duygusallaşma.

100 promil

Hareketlere hâkim olamama, konuşma ve yürüme bozukluğu, çift görme.

150 promil

Ayakta duramama, kusma, sızma.

200 promil

Bilinç kaybı, idrar kaçırma, hipotansiyon, solunum yavaşlaması, terleme.

300 promil

Ölüm ihtimali.



HANGİ BÖLGE İÇKİ-SİGARA İLE EĞİTİME NE KADAR PARA HARCIYOR

(yüzde)

Bölge İçki-Sigara Eğitim

İç Anadolu 5.3 1.1
Akdeniz 4.3 1.5
Batı Anadolu 4.3 2.3
Batı Karadeniz 4.1 1.6
Batı Marmara 5 1.7
Doğu Karadeniz 3.6 3.2
Doğu Marmara 4.8 1.6
Ege 4.9 1.9
Güneydoğu 4.2 0.7
Kuzey Anadolu 5 1.5
Doğu Anadolu 4.2 1.2
İstanbul 3.1 3.1
TÜRKİYE 4.2 2.1