|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
KÜLTÜR SANAT KITAPLIK

Kütüphanenizde Halide Edip'e yer açın

9 Temmuz 2007 / SEVAL KARADENIZ
Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının önemli isimlerinden Halide Edip Adıvar'ın eserleri Can Yayınları tarafından yeniden basılıyor.
Halide Edip Adıvar, Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılma sürecinde dünyaya geldi. Sosyal çöküş atmosferinin fertler üzerindeki tesirlerine dair ilk çocukluk dönemine ait gözlem ve hatıraları, aristokrat ve ulema bir aileden gelen, Mevlevi kültürüne mensup anneannesinin tam bir Müslüman-Osmanlı vasfını taşıyan evindeki yaşantı, süt ninesi Nevres Bacı'nın din duygusuna ve camiye saygı uyandıran Süleymaniye'deki evine misafirliği, akrabalarından dinlediği halk edebiyatı sevgisi ile Türklük bilinci aşılayan hikâyeler eserlerine yansıdı. Bilhassa Amerikan Koleji'nde aldığı Hıristiyan kültürüne dayalı eğitim ve azınlıklarla sürekli birliktelik ondaki millet şuurunu güçlendirdi.

Ahmet Hamdi Tanpınar'ın modern Türk romanının 1908-1920 yılları arasındaki tek temsilcisi olarak nitelendirdiği Halide Edip Adıvar'ın bütün eserleri, Can Yayınları tarafından yeniden basılıyor. Serinin ilk üç kitabı Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye ve Sinekli Bakkal, Mehmet ve Yeşim Kalpaklı ile Gülbün Türkgeldi'nin çalışmalarıyla yayıma hazırlandı. Ayrıca, Selim İleri de "sonsöz" yazdı. Kurtuluş Savaşı'na katılmak isteyen Halide Edip, Mustafa Kemal'e telgraf ile bu arzusunu bildirince Batı Cephesi'nde görevlendirilmiş, hatta çalışmalarından ötürü kendisine onbaşı rütbesi verilmişti. Ateş hattındaki bu çetin ve tehlikeli hayat, 1922 Mart'ında, Halide Edip bir ay izin alarak Akşehir Cephesi'nden Ankara'ya, Çubuk Çayı kıyısındaki evine döndüğünde, Millî Mücadele'nin ilk ve en canlı kitabı olan Ateşten Gömlek'i yazdırmıştı. Halide Edip, romanın adını Yakup Kadri'den almıştır. Yakup Kadri, bir sohbet esnasında kendisine "Ateşten Gömlek" adlı bir eser yazmak istediğini söyleyince Halide Edip de bu adı çok beğenerek eserine vermiş. Eser, Sakarya Savaşı'na katılan yedek subay Peyami'nin hatıraları etrafında İttihatçılık, Mütareke, İngiliz hayranlığı, fikir çatışmaları, propagandalar, savaşın yıkım ve acılarıyla örülü millî bir uyanışın hikâyesini anlatır.

Halide Edip'in konusunu Millî Mücadele günlerinden aldığı ikinci romanı Vurun Kahpeye, 1923 yılında tefrika edilmiştir. Romanda idealist İstanbullu öğretmen Aliye'nin Anadolu'da bir kasabaya gidişi ve buradaki millî gücü kuvvetlendirme çalışmaları, kasabalının Millî Mücadele'yi algılayışı, bu mücadelenin sembolü Kuvayı Milliye güçleri, bozulmuş Osmanlı devlet mekanizmasının temsilcileri ile onların yandaşlarından oluşan aleyhtarları hikâye edilir. Romanın önemli vasfı, Halide Hanım'ın Millî Mücadele dekoru içinde, İslam dinine yaklaşımını ortaya koyması, İslam'ı daha müspet ve müsamahalı bir cepheden algılayıp dini her türlü taassuba, menfaat ve kötülüğe alet eden kötümser tavra karşı duruşudur.

Çok sevilen, hatta Sırpça, Portekizce, Fince ve Fransızcaya çevrilen Sinekli Bakkal, 1935 yılında önce İngilizce, sonra da Türkçe olarak yayımlanmıştır. 1942 yılında CHP Roman Ödülü'nü kazanan eser, yazarın olgunluk dönemi ürünlerindendir. Roman, adını İstanbul'un Aksaray muhitinde geleneksel özelliklerini muhafaza eden bir mahalleden almıştır. Sinekli Bakkal'da, Doğu ve Batı medeniyetlerinin birbirlerinin muhalifi kavramlar olmadığı, aksine bazı ortaklıklar üzerinde birleşebilecekleri tezi işlenir, hatta Doğu'nun Batı'ya üstünlüğü vurgulanır. Romanın, âdet, gelenek ve görenekleriyle farklı toplumsal tabakalardan insanları bir araya getirmesi, II. Abdülhamid devrinin siyasî problemlerine tanıklık etmesi, kadının toplumsal misyonunu vurgulaması, bilhassa, siyaset, din ve dinî taassup, evlilik ve kadın-erkek ilişkileri konularında ortaya çıkan nesil çatışmalarını işlemesi eseri başarılı kılmıştır.

SİNEKLİ BAKKAL / VURUN KAHPEYE / ATEŞTEN GÖMLEK
Halide Edip Adıvar
Can Yayınları