DOSYALAR

Türkiye uçak gemisine mecbur

Değişen dünya şartları Türkiye'yi büyük düşünmeye zorluyor. Dünyada söz sahibi olmaya soyunan ülkemiz tanker uçaklardan sonra, stratejik savaş silahı uçak gemisine sahip olabilmek için harekete geçti. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bunun için bir rapor hazırlayarak Genel Kurmay Başkanlığı'na verdi
Bin dokuz yüz seksenli yılların sonu dünyanın büyük değişimleri yaşadığı yıllardı. Yüzyıla yakın saltanat sürmüş Marksist ideolojinin temsilcisi SSCB yıkılmış, buna bağlı olarak mihverini kaybeden Doğu Bloğu dağılarak, dünya tek patrona kalmıştı. Değişen dünya şartları Türkiye'nin de önüne değişik fırsatlar çıkardı. Özellikle Sovyet Bloğu'nun yıkılmasıyla noktalanan süreç sonunda bağımsızlığınıkazanan soydaş cumhuriyetler, gözlerin bir anda buralara çevrilmesine neden oldu. Böylece ülkemiz için yeni bir nüfuz alanı ortaya çıktı. Fırsatlar aynı zamanda sorumluluk da yükledi Türkiye'nin sırtına. Kamuoyunun bu ülkelere yoğun ilgisi, politikacıların olaylara bigane kalmasını engelledi. Yönetiminde Turgut Özal gibi vizyon sahibi bir lider bulunan ülkemiz, karşısına çıkan imkanı farketmekte gecikmedi. Önce özel teşebbüs harekete geçti. Devlet, verdiği kredilerle bu ülkelere ekonomik açıdan da yardımcı oldu.

Bu ülkeler fırsat olduğu kadar riskti de Türkiye için. Kendi içlerinde ve komşularıyla yaşadıkları sıcak savaşlar, dış Türkler ve Balkanlar'daki Müslüman topluluklar konusunda giderek artan bir duyarlılığa sahip olan Türk kamuoyunun, mevcut yönetimleri, izlenen politikalar konusunda sıkıştırmaya başlamasına neden oldu. Türk hükümeti hem kamuoyunu tatmin etmek, hem de rüştünü ispat edip dünya devleti olduğunu "dosta, düşmana" göstermek zorundaydı artık. Azerbaycan'da yaşanan Karabağ ve Nahcıvan olayları, Bosna-Hersek'teki çatışmalar ve son olarak da Çeçenistan'da ya şanan vahşet giderek artan "askeri müdahale" taleplerinin yoğun bir şekilde tartışılmasına neden oldu. Ordu "Bakü"ye, "Bosna"ya ve sonra da "Çeçenya"ya gönderildi meydanlarda toplanan kalabalıklar tarafından. Bu da çeşitli arayışları gündeme getirdi. Güçlü kara ordusu ile bu sınır ötesi anlaşmazlıklara müdahale edemeyen Türkiye, havadan ve denizden müdahale imkanlarını araştınrken tanker uçaklar gündeme geldi. Bu uçakların Türkiye'ye kısmen tesliminden sonra yeni alternatif "uçak gemiler"i tartışılmaya başlandı. Sonunda Deniz Kuvvetleri bu konuyu gündeme getirerek, Genel Kurmay Başkanlığı'na iletilmek üzere bir rapor hazırladı.

BIZIM DE UÇAK GEMIMIZ OLABILIR

Türk Deniz Kuvvetleri'nin uçak gemisine olan ihtiyacını ve bunun gerekliliğini ilgili makamlar nezdinde dile getiren raporda, uçak gemisine sahip olmanın göründüğü kadar zor olmadığı belirtiliyor. Türkiye'nin uçak gemisini idame ettirebilecek güçte olduğu da belirtilen raporda ihtiyacımız olan uçak gemisinin İspanya'nın elinde bulunan "Principe de Austrias" veya İtalyan Deniz Kuvvetleri'ne ait "Giuseppe Garibaldi" gemileri tipinde olduğu ifade ediliyor. İngiliz yapımı "Harrier" tipi dikey havalanabilen uçaklarsa Deniz Kuvvetleri'nin tavsiye ve tercih ettiği uçak modeli.

Türk Deniz Kuvvetleri bugünlerde uluslararası bir ihale açacak. 6 adet fırkateyn için açılacak ihalede değişiklik yapılarak, bir fırkateyn yerine uçak gemisi yaptınlacağı Deniz Kuvvetleri cami asında konuşuluyor. Uçak gemisinin 300 milyon dolara malolacağı da dile getirilen hususlar arasında.

Aksiyon'a görüş bildiren uzmanlar da Türkiye'nin elinde stratejik öneme sahip böyle bir savaş silahının bulunmasının uluslararası platformda pazarlık gücümüzü artıracağını, caydırıcı etkisinin ise tartışılamayacağıııısöylüyorlar. Uzmanlara göre uçak gemisi Türkiye'nin bugününü değil yarınını temsil ediyor. Böyle bir gemiye sahip olmamız halinde Akdeniz'de ise tartışmasız önemli bir güç olacağımız kesin. Bugün Türkiye'nin, çevresi sa rılmış bir görünüm arz ettiğini belirten uzmanlar, uçak gemisinin alımı veya yapımı ile bir dünya devleti olduğumuzun tescil edileceğini söylüyorlar. Ayrıca uçak gemisine sahip olan ilk İslam ülkesinin Türkiye olması da bir diğer önemli noktayı teşkil ediyor.

Uçak gemisi almamız halinde uzun süre seyir yapacak bu geminin bakım ve ikmal üslerinin hazırlanması yoğun diplomatik temasları gündeme getirecek. Akdeniz'e kıyısı bulunan ülkelerden sadece İspanya, Fransa ve İtalya'nın uçak gemileri var. Hazırlanan bu rapor dikkate alınacak olursa ülkemiz, uçak gemisine sahip dördüncüAkdeniz ülkesi olacak.

Deniz Kuvvetleri'nin karargahında bu rapor hazırlanırken, özellikle Donanma Komutan-lığı'nın bulunduğu Gölcük'te ve diğer karargahlarda rapora yoğun eleştiri getiriliyor. Eleştiriler özellikle yetişmiş personel eksikliği noktasında yoğunlaşıyor. Uçak gemilerinde, büyüklüğüne göre 1000 ila 5000 kişi arasında personel bulunduğu, projenin hayata geçirilmesi durumunda Deniz Kuvvetleri'nde mevcut personel sıkıntısının büyük boyutlara ulaşacağı söyleniyor. Bakım-onanm, tersane altyapısı, bağlanacağılimanla ilgili birçok problemin ortaya çıkacağı getirilen eleştiriler arasında yeralıyor.

"Türkiye 'nin deniz savaş konseptierinin Yunanistan'a karşı, Ege merkezli olduğu gözönünde bulundurulduğunda uçak gemisine hiçbir ihtiyaç yok" diyen askeri çevreler, uçak gemisi alımını tek başına ele almanın olayı anlamaya yetmeyeceğini, bu olayla birlikte Türk dış politikasında önemli değişiklikler gözleneceğini söylüyorlar.

EN UYGUN GEMİLER

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın hazırladığı raporda modelolarak tavsiye edilen gemilerden İspanya'ya ait "Pnncipe de Asturias" uçak gemisi, yüklü olarak 16700 ton. 642.7 metre boy, 79.7 metre en, 30.8 metre yüksekli ğe sahip savaş gemisinde 575.1 metre u. zunluğunda uçuş pisti mevcut. Uzman

'" per!onel olarak görev yapan 763 kişinin 208'i uçuş personeli. 6 uçak ve 10 helikopter kapasiteli uçak gemisi 26 miVsaat (knot) sürat yapıyor. Ekonomik süratle gidebileceği azami mesafe 6500 milolan uçak gemisi gaz türbinli.

İtalyan Deniz Kuvvetleri'nde görev yapan "Giuseppe Garibaldi" uçak gemisi ise 591 metre boy, 110.2 metre en, 22 metre yüksekliğe sahip. Yüklü olarak 13370 ton gelen savaş gemisi, 570.2 metre boy ve 99.7 metre enindeki uçak pistini bünyesinde barındınyor. 30 miVsaat (knot) sürat yapan gemi, 16 uçak ve 18 helikopter kapasitesiteli. 230'u hava personeli olmak üzere, toplam 825 kişi görev yapıyor. Garibaldi uçak gemisinin ekonomik süratle gidebileceği azami mesafe ise 7000 miL. Gaz türbiniyle çalışan geminin üstün savunma ve taarruz silahları mevcut. Her iki gemi de gelişmişradarlar ve atış kontrol sistemleri ile donatılmış.

KOCATEPE BATMAZDI

Uçak gemimizin olmasıyla birlikte deniz-hava gücü oluşacak. Uçak gemilerinde bulunan uçak filoları vurucu muharip uçaklardan müteşekkiL. Uçak gemimizin olması halinde ülkemiz deniz-hava kuvvetine kavuşmuşolacak. Bu durumu uluslararası gemi dizayn uzmanı Erbil Serter şöyle açıklıyor: "Türk mühendisleri bir uçak gemisi dizayn edebilir. Ama Türkiye'nin bugün bir uçak gemisine ihtiyacı yok. Türkiye'nin aslında firkateyn tipi savaş gemilerine de ihtiyacı yok. Şayet firkateyn yapılacaksa bunlar 3--4 tane Harrier tipi uçak taşıyan gemiler olmalı. Çünkü bugün Deniz Kuvvetleri için en büyük tehlike hava gücüdür. Hava gücüne karşı kendini en iyi savunabilecek silahlarının olması lazım. Ve en mühim olarak da, koordineli bir şekilde kendisine ait vurucu hava gücünün olması lazım. Yani bugün hava kuvveti olmayan, kendi hava sahasını kontrol edemeyen bir deniz kuvveti her zaman yenilmeye mahkumdur. Vurucu deniz-hava sistemi mutlaka deniz kuvvetlerinin emrinde ve onun bünyesinden yetişmiş elemanlardan kurulmuş olması gerekir. Hava-hava gücü ayrıdır, kara-hava gücü ayrıdır, deniz-hava gücü ayrıdır. Bunların hiçbirisini birbirine karıştırmamak lazım. Maalesef şu anda bizde tek bir hava kuvveti vardir. Bunun en acı örneği "Kocatepe" gemisi-nin batırılışıdır. Deniz Kuvvetleri'nin bünyesinde kendi hava kuvveti olsaydı, durum çok farklı olurdu.

II. DÜNYA SAVAŞl'NDAN SONRA ONEM KAZANDI

Ansiklopediler uçak gemisini; üzerinde uçak (ana silah donanımını oluşturur) ve helikopterlerin inip kalktığı bir platform bulunan ve içindeki donanımlarla gerçek bir yüzer hava üssü oluşturan büyük tonajlı gemi diye tanımlıyor.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra ortaya çıkan uçak gemilerinde önceleri güverteye inen uçakları durdurmak için kancalı kablolar kullanılmaktaydı. İkinci Dünya Savaşı öncesinde tüm dünyada toplam 5-6 tane uçak gemisi bulunuyordu. Savaş içinde gerçekleşin "Taranto" ve "Pearl Harbor" çarpışmaları ile üslerin çok etkili olmadığı, uçak gemilerinin üslere göre çok daha etkili oldukları ortaya çıktı. Üzerindeki uçaklar ve çevresindeki refakat gemileriyle her an yer değiştirme özelliğini bulunduran uçak gemileri seyyar üsler konumuna geldiler. Özellikle "Midway" ve "Mercan Denizi" gibi İkinci Dünya Savaşı'nın gidişatını değiştiren savaşlarda oynadığı roller yüzünden uçak gemileri modern donanmaların vazgeçilemezleri arasına girdi. Hava ve deniz altısavunmasında kullanılan savaş hattı gemileri, kruvazörler ve muhriplerden oluşan savaş filolarının merkezinde yer alan uçak gemileri çok masraflı ve kalabalık personel gerektirdiği halde yine de büyük ve modern donanmaların en önemli ayağını oluşturuyor.

Birinci Dünya Savaşı'nı tanklara, İkinci Dünya Savaşı'nı makine li tüfeklere sahip olan ülkeler kazandı. 21. y.y. savaşlarının galibini ise uçak gemileri belirleyecek.

ÖNERİLEN YAZILAR